Hakkını Alamayanlar – Hayal Kırıklıkları
9 Eylül 2009 - 13:00 | Benedict Von Richten yazdı | 63 kere okundu
Bu yazımda sizleri hak ettiğini alamamış veya hak etmediği ilgiyi görmüş oyunlardan bahsedeceğim.
Bu yazımda sizleri hak ettiğini alamamış veya hak etmediği ilgiyi görmüş oyunlardan bahsedeceğim.
İlk olarak aklıma gelen 2 oyun var Beyond Good&Evil(BG&E), Psychonauts(Psy). Bu iki oyun hakikatten konsept ve hikaye olarak oyun dünyasına yenilik getirmelerine rağmen yeterince tanınmamış ve küçük kitleler tarafından bilinen oyunlar olmuşlardır. Biraz konulara değinmek gerekirse .
BG&E’ da fotorafçı olan jade karakterini canlandırıyoruz, oldukça ilginç bir yapıya sahip bir adalar şehrinde oyunu oynuyoruz ve bu dünyada insanlar ve insanımsı hayvanlar(iki ayak üstünde yürüyüp konuşabilen hayvanlar) ile birlike bir tür böcekvari uzylıların istilası olduğu bir zamanda oyuna başlıyoruz. Oyunun hikayesini anlatmayacağım burada çünkü şu tarihte dahi alınıp oynanacak kadar güzel bir oyun.
Psychonauts’ ta ise oyuna Razputin(Raz) adlı bir karakterle Psychonauts denen bir birliğin özel eğitim kampında başlıyoruz. Raz bazı sebeplerden kısa zamanda psychonauts olmaya çalışıyor ve bu sırada başından geçen maceraları biz yaşıyoruz. Oyunu ilginç yapan özellik Raz’ ın telekinesi, pyroknesi gibi Psychokinesis yetenekleri değil, asıl ilginç kısmı oyundaki karakterlerin zihinlerine girebiliyor oluşumuz(hatta bazen girmek zorundayız görev gereği) , bu karakterlerin hepsinin zihni birbirinden farklı olduğu için oyunda oldukça renkli geçiyor. Tekrar bu oyuda bu zamanda dahi olsa alınıp oynanabilecek bir oyun ki ben daha geçen sene hakkını vererek oynadım.
Öte yandan birde hak etmemesine rağmen fazladan satılan oyunlar var ki ya önceki bir oyunun devamı yada film/anime/kitap oyunu oluyorlar. Bunlara en büyük örnek bence Medal of Honor(MoH) ilk başlarda oyun güzel olmasına rağmen adamlar aynı yemeği fırınlayıp fırınlayıp o kadar çok sundular ki yemek artık kömür oldu. Ama CoD(Call of Duty) bu hataya düşmeyerek yenilikler getirdi ve halen ayakta. Bu konseptteki oyunlara daha çok örnek verilebilir ama özellikle film oyunları çok büyük hayal kırıklığı yaratıyorlar.
Bu konudaki en büyük yardımcımız ön incelemeler, ön incelemerde oyunu ana hatlarıyla görüpte hiç yoktan geneli hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Bu yüzden herkese oynadığı beğendiği ve hayal kırıklığı yaşadıkları oyunları kısaca paylaşmalarını rica ediyorum. Böylece bir kişinin hatasına diğerleri düşmemiş olur.
Unutmadan son zamanların en büyük hayal kırıklıklarından birisi bence Assasin’s Creed’ dir. Yanibir oyun bu kadar övülüpte 15 bölümün 3 er li olarak birbirinin neredeyse kopyası yaparmı bir insan ya hiç.
Niceleri var ki hiç övülmediğinden çok güzel olmalarına rağmen çoğunluğa ulaşamamış, niceleri varki onca övülmesine rağmen, onca güzel konuya rağmen içini dolduramadıklarından insanların paralarını çalmış. Bundaki adalet nerede?


1984 doğumlu olup ilk bilgisayarını(C64) dogmadan 1 ay kadar önce edinmiş olan bendenizin neden bu kadar bilgisayarla içli dışlı olduğunu tahmin edebilirsiniz.Bilgisayar Mühendisliğinde okumaktayım. Şu sıralar C# ile uğraşıyorum. Bir gün yarattığım birkaç dünyadan(hikayeden) en azından birini oyun yada film halinde görebilmek ümidindeyim. Zamanında türkiyede FRP yeni yeni yayılırken(yüzüklerin efendisi kitabı yeni çevrilmişken) bu hikayeleri yazmış olup zaman geçtikçe daha düzgün bir yapıya oturtup yazamasamda(okul vs.) bir evren üstündeki yeni bir hikaye şeklini aldırmıştım. Zamanla bu hikayeyi bir oyuna dönüştürme isteğindeyim.
» Toplam 26 yazı yazmış olan yazarın diğer yazıları için tıklayınız







18 yorum yapılmış
Yılmaz DEMİRCİ,
9 Eylül 2009 tarihinde:
Bence olay pazarlama stratejisinden ibaret. İyi pazarlayan büyük payı alır bu endüstride.
Benedict Von Richten,
9 Eylül 2009 tarihinde:
Peki kullanıcı tarafı ne oluyor bu durumda akılsız zombilermi? Bence bu konuda halkı bilinçlendirmek gerek ki artık isme değilde cisme para vermek gerektiğini anlayabilsinler.(Bu her konuda geçerli bir cümle oldu. Yazarken marka olan herşeye(gömlek pantolon) yüzlerce lira harcanıyor ama aynı kalite, daha ucuz ve halkımızın yaptığı isim yapmamış giyisiler satılmıyor)
Yılmaz DEMİRCİ,
9 Eylül 2009 tarihinde:
Kullanıcı düz mantık gider genelde. Mantık bir yerde aynı türden 2 ayrı markaya ait ürünler için şöyle işleyebilir; çok güzel kutusu var ben bunu alacağım. Diğeri kutusundan kaybetti bak. :-) Microsft Windows 7 için pazarlama olayına dünyanın parasını harcarken, kullanıcı elbet bir yerde kandırılacaktır.
Benedict Von Richten,
9 Eylül 2009 tarihinde:
Benimde demeye çalıştığım kullanıcıları bu düz mantıktan kurtarmak için bilgilendirmekte bize düşüyor. İşe tam olarakta bu sebepten böyle bir konu yazmaya başladım. İleriki yazılarımda oynanmasını tavsiye edeceğim oyunlarıda yazacağım. Ayrıca oynadığım oyunlarada ileriki zamanlarda değineceğim. Şu sıralar hiç oyun oynayamadım(hiçten kastım yeni olanlar). Yeni oyunları oynadıkça açıklamalı olarak buradan sizlerle paylaşacağım.
Can Sinan ARTUÇ,
9 Eylül 2009 tarihinde:
@Benedict Von Richten – Aslında bu konu biraz da göreceli. Mesela kimi RPG’yi sever kimi de aksiyonu. Mesela ben Red Alert gibi oyunlar oynamam. Baksan dünyayı kasıp kavuruyor, ama ben oynamıyorum :) Bu tarz oyunlara çok zaman harcamak gerekiyor, bende de o zaman yok. Aynı zamanda ben oyun oynarken çok düşünmemeliyim, zaten günün 14 saatini düşünerek geçiriyorum :) Kimileri bana “boş oyun” oynuyorsun diyorlar, olabilir. Ben bu “boşluk”tan memnunum. Birkaç saat beni gerçek hayattaki dertlerimden uzaklaştırıyor, benim istediğim de bu.
İşte Teknovole.com gibi sitelerin de bu noktada önemi ortaya çıkıyor. Bugün tam sayfa kuşe kağıda basılı, derginin yarısından fazlasının reklama ayrıldığı dergilere itibar azaldı. Hatta 10 yıldır PC WORLD USA dergisinin genel yayın yönetmeni, sırf reklamverenlerin birinin “Ürünümüze yüksek puan verin, size şu kadar para verelim” demesi üzerine ve yayın kurulunun bu kararı onaylamasından sonra birkaç yıl önce görevinden istifa etti. Kimseyi zan altında bırakmak istemem, herkes kendi yaptığından sorumludur. Eğer “vicdan” dediğimiz o görünmez, ancak “alt üst olursa” yaşam zevkinizi kaçıracak şeyiniz tatmin olmuşsa, vicdanınız rahatsa, ne yaptığınızın önemi yoktur. Dandik olan bir şeye “çok güzel” diyerek karşılığında para almak benim vicdan anlayışımla uyuşmuyor. Derine inip baktığınızda, atıyorum yıllardır bilgisayar hayali kurmuş oğluna bilgisayar alacak olan ve zar zor geçinen bir memur, bu tarz bir yazıyı okuyarak o dandik olan, ama para için övülmüş bilgisayarı alabilir. Belki o parada 10 senenin emeği vardır belki 15. Sonunda “Lanet olsun size!” der ki, bir laf vardır: Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste…
Benedict Von Richten,
9 Eylül 2009 tarihinde:
Benim insanların beğenilerine lafım yok ama seninde oynayabileceğin rts ler var yani düşünmeden de oynayabileceğin(ki RA(Red alert) çokta uzun sürmeyen rts lerden biri). Bunun dışında sevdiğin türde bile hiç bilmediğin o kadar cevher vardır ki. Ayrıca hiç oynamam dediğin türler içinde bu geçerli. Yani kendimden örnek vermem gerekirse Adventure oyunları pek sevmem ama Runaway: A Road Advanture isimli oyunu, ve şu an adını hatırlayamadığım bir iki tane ücretsiz advanture oyununu çok beğenmiştim. İşte bu yazılarla bu şekilde oyuncuları çok yönlülüğe ve zevk alabilecekleri oyunlara yönlendirmeye çalışıyorum.
Yılmaz DEMİRCİ,
9 Eylül 2009 tarihinde:
Çabanı anladım Murat. Güzel birşey tabi bu. Can ve benim bahsettiklerim çok daha etkili oluyor. İnsanlar çoğu zaman birinin ağzından çıkacak güzel sözüne bakıyorlar. Bu konulara yabancı o kadar insan var ki benim IT okuyan bi arkadaşım notebook alacağı zaman bimeks teki görevli aradığı Core2Duo işlemci o zamanlar yeni olduğundan onu kötüleyip CoreDuo satmaya çalışmışlardı. :-)Neymiş Core2Duo 4 çekirdekmiş ve daha fazla elektrik harcarmışta mış.. :-)
Can Sinan ARTUÇ,
9 Eylül 2009 tarihinde:
@Benedict Von Richten – Kesinlikle vardır :) Hele benim gibi oyun dünyasını çok takip etmeyen biriyse :) Benim şu anda yegane oyunlarım Call Of Duty, Football Manager, Batman’i sevdim gibi :) PS 2′de de PES oynuyorum, o kadar :) DVD içinde zaten, açıyorum PES, kapatıyorum PES :) Pes valla demeyin, öyle :)
Can Sinan ARTUÇ,
9 Eylül 2009 tarihinde:
@Yılmaz DEMİRCİ – Ben hep şunu diyorum: Biz teknoloji doktoruyuz. Şu anda bizim verdiğimiz bilgilere gerçekten ihtiyacı olan insanlar var ki, gayet normal bir şey, herkes her şeyi bilemez. Şayet bir doktor yanlış teşhiste insanı nasıl öldürebilirse ya da ilaç şirketinden komisyon alıp sürekli o ilacı etik olarak yazamazsa, biz de aynısını yapıyoruz teknolojik açıdan.
Geçtiğimiz Ankara buluşmasında, Çağrı ile Yiğit’in başına geldi benzer bir olay telefoncuda :) Ben olayın detayını bilemiyorum dışardaydım, Yiğit veya Çağrı okursa yorum yazar, ama ayaküstü kazıklamaya çalıştı eleman :) Çok da sakat adamlara çattı, 4 kişi Teknovole.com’un editörü, üçü bilgisayar mühendisi, bir arkadaşımız da belki de hayatı boyunca duymadığı Linux işletim sistemi konusunda uzman :)
Benedict Von Richten,
9 Eylül 2009 tarihinde:
Az çok tahmin edebiliyorum :D abi adamdaki şansızlığa bak…
Yılmaz DEMİRCİ,
9 Eylül 2009 tarihinde:
Valla baltayı taşa vurmuş adam. :-) Ben genelde satış elemanlarını dikkate almıyorum gittiğim yerlerde. Sadece şu nerde bu nerde o kadar. :-)
Can Sinan ARTUÇ,
9 Eylül 2009 tarihinde:
@Benedict Von Richten – Kötü gününe denk geldi herhalde :) Ama biz terbiyeli adamlarız, orda ne diyorsun lan sen biz şuranın şöyle editörüyüz diye konuma sokma da yapabilirdik, kendi aramızda dalga geçmeyle yetindik :)
Can Sinan ARTUÇ,
9 Eylül 2009 tarihinde:
@Yılmaz DEMİRCİ – Hem de nasıl :) Ben 2 kere “bilen” bir satış elemanına denk geldim. Biri kapanan Mavi Bilgisayar’ın Ankara İstanbul Yolu üzerindeki mağazasındaydı. Bilgisayar mouseları ve klavyeleri bölümüne bakıyordu. Oyuncu mouselarıyla ilgili derin bir sohbet etmiştik. İkincisi de Ankara Optimum’daki Media Markt’ta, dijital fotoğraf makinelerine bakan bölümde çalışandı. Bir yerde yanıldı, “Bu fiyata bu ürünü bulamazsınız” dediği ürünü başka yerden 100 TL ucuza aldım :) Ama bilgisi iyiydi, çok iyi olmadığım dijital fotoğrafçılık konusunda bayağı aydınlattı.
Tugay,
10 Eylül 2009 tarihinde:
eline sağlık hocam harbiden dediğin oyunları hiç duymamıştım o kadar oyun oynamama rağmen bulursam oynayacağım. ben de buna prototypeı eklemek istiyorum hiç beklediğim gibi bi oyun çıkmadı. abartılır da bu kadar abartılmaz tamam oyunlar sanal sınır limit yok ama b.kunu da çıkarmamak lazım
Can Sinan ARTUÇ,
10 Eylül 2009 tarihinde:
Ben de gereksiz şişirilen oyunlar listesine Left 4 Dead’i ekliyorum. Hikaye desen elli kere filmi çekildi, oyun desen bana göre boş, bomboş (”boş” oyunlardan zevk aldığımı söylemiştim, ama bu kadar da boş olmamalı :)). Sürekli bir yerden it sürüsü gibi virüs bulaşmış tiplemeler geliyor. Biraz oynayınca tipler hep aynı, vur babam vur. Bana göre en büyük atraksiyon, dili uzayan elemanlar sizi çektiğinde yaşanıyor. Nitekim elemanlardan biri sizi kurtarmaya geliyor da herkes hareket etmiş oluyor :) Yoksa durduğun yerden ateş et, başka hiçbir özelliği olmayan bir oyun. 2. için millet şimdiden kafayı yiyor, ama oynamayacağım oyunların başında geliyor. Açıkçası çok merak ediyorum, konu ve oyun ne kadar değişebilir? Bence yine bir yerden it sürüsü gibi üzerinize koşacaklar ve siz de bunları vurarak keyif alacaksınız. Kendini tekrar etmekten başka bir şey değil.
Benedict Von Richten,
10 Eylül 2009 tarihinde:
@Tugay – Evet prototype gerçekten şişirilen bir oyundu ve ben bunu oyunun forumlarını takip ederek oyun daha çıkmadan keşfettim ve bu yüzdende oynamadım.
@Can Sinan ARTUÇ – Left 4 Dead ise tamamen tek düze bir oyun olarak çıkmıştı zaten oyunu güzel kılan kısım 4 kişi ile oynamak(yani yanında 3 arkadaşınla co-op)
2. si ise daha bir açık alanda daha çok malzemeyle ve aynı konseptle olacak yani bir fark olmayacak.
Yiğit İREZ,
13 Eylül 2009 tarihinde:
@Can Sinan ARTUÇ – Telefon olayını izah edeyim:)
Malumunuz aklımı kaybederek janjanlı bir iphone 3gs almayı düşünüyorum 2000 tl civarını gözden çıkararak. Konuyla ilgili satıcıya soru sorduğumda bana 3gs’yi niye almak istediğimi sordu. Bende düzgün çalışan kopyalama, kamera vs diye izah ettikten sonra adam hiç gerek olmadığını zaten 3g’nin süper çalıştığını, kusursuz olduğunu ve boşu boşuna 3GS alırsam 300-500 tl daha fazla vereceğimi söyledi. Mavi ekran verip çıktım ordan ne diyor bu adam diye. Bilmesem kesinlikle aldanırdım.
Yukarıdaki oyunlar konusunda da hepsini bulup yükledim ve 20 dk sonra sildim (bana göre değil (oyunda herhangi bir şirinlik görürsem stres yapıyorum:))). Medal of Honour çıktığında düzgün WWII oyunu yoktu. Zaten 1,2,3 expansionlar derken ilk düzgün alternatif WWII FPS çıktığında (Call of Duty) MoH titredi ve bir anda yok oldu:)
Bence en büyük haksızlığa uğramış iki oyun Fallout 2 ve Freespace 2. Okullarda öğretilecek kalitede oyunlardı. Bu arada bende artık çok uzun süreli oyunlara tahammül edemez hale geldim:) Gothic 3 çok güzel bir oyun, hikayeside güzel de yaklaşık 1 aydan fazla bir süredir akşamları 1-3 saat oynuyorum daha hala yarısına ancak ulaşabildim. Yaşasın kısa vadeli vahşet ve hızlı aksiyon (bkz. CoD 4 ve Freespace 2):D
Benedict Von Richten,
13 Eylül 2009 tarihinde:
@Yiğit İREZ – Sen zaten her oyunu 20-30 dk sonra siliyorsun yani freespace, fallout dahi buna dahil olduklarına göre arıza sende. :P
1 Geri Bildirim