Küresel Felaket Önlenebilir mi?
4 Kasım 2009 - 17:33 | Yiğit İREZ yazdı | 42 kere okundu
Bu sorunun çözümü olduğuna dair müthiş bir inanç büyümeye başladı. Bu yüzden bu hafta bir mit balonu patlatacağız.
Ne yazık ki artık hayır. Bildiğiniz gibi sert fırtınalar, dağ zirvelerinde daha da yukarıya çekilen kar seviyeleri kuraklık karşılaştığımız belirtilerden bazıları. Çoğu bilim adamının anlaştığı nokta bir noktaya kadar durdurabileceğimiz. Durdurmaktan kasıt ise büyük felaketlerin zararlarını azaltacak önlemler alınabilir ve sonuçlarına da hazırlanabiliriz. Dünyanın en saygı duyulan meteoroloji uzmanlarını, insanlığın artık dönüşü olmayan noktayı geçtiğini belirtiyor (Borenstein). 2000 bilim adamının bir araya geldiği UN Uluslararası İklim Değişikliği Panelinde tehlikenin boyutları tek tek anlatıldı.
Bugünden sonra atmosfere sera gazı salınımı durdurulsa bile dünya yinede önümüzdeki 40 yıl içerisinde 1ºC ısınacak ve 80-100 yıla kadar 2-3ºC ısınabilir. Bunun sebebide atmosferdeki “ek” CO2 gazının hemen kaybolmamasıdır. Yine de bilinçli birçok ülke bunun için çözüm oluşturmaya çalışıyor. Örneğin Norveç, artık kullanılmayan yer altı kuyularına CO2 gazını pompalıyor.
Asıl soru, felaket senaryolarının engellenebilmesi için sıcaklığın kontrol edilebilir olup olmadığıdır. Ağaçlandırma çabalarının uluslararası önem kazanması gerekmektedir ancak bu konuda somut adımlar ne yazık ki atılamıyor (Özellikle ABD, Çin ve Hindistan. Zaten geri kalan ülkelerin bu 3 ülkenin oluşturduğu sera gazı miktarına erişmesi mümkün değil). Ayrıca deniz kıyısı bulunan bölgelere yardım, büyük yangınlara karşı hızlı müdahale ekipleri , yeni tür hastalıkların yayılmadan engellenmesine yönelik hızlı karantina ekipleri, kuraklık çözümleri gibi küresel ısınma kaynaklı felaketlere karşı hazırlık planları yapılmaya başlanmalı.
Farzedelim ki küresel ısınmayı önledik ve sera gazı bitti. Peki o zaman gelelim ikinci küresel felaket olasılığına. Su az. Dünyanın %70′i su ile kaplı evet doğru ancak %3′ü içilebilir su ve bunun da sadece %1′ i erişilebilir durumda (Geri kalanı buz, dağ tepelerinde kar vs..). 6,5 milyar dünya vatandaşına sadece %1 kalıyor. Aşağıdaki resimde dünyadaki bütün içilebilir su (Soldaki resim) ve yaşamı sağlayan havayı (sağdaki resim) görebilirsiniz.
Bunun yanında sürekli çoğalan dünya nüfusu, yanlış sulama, gereksiz su kullanımı suyun felakete sebep olacak seviyelere hızla yaklaşmasına sebep oluyor. Dünya burda daha pozitif gösterilen sona hızla yaklaşıyor. Su azalınca, en alt insani ihtiyaç bile olmayan petrol için birbirini doğramaktan çekinmeyen insanların ne hale geleceğini tahmin etmek istemezsiniz. Uzmanlara göre eğer ülkeler akıllarını başlarına toplamazsa, şu anki kullanım oranları değişmediği takdirde (kullanım her zaman artmakda) dünya içilebilir su rezervlerinin 50 yıl kadar dayanacağı belirtiliyor.
Dünyanın kurtulması için bütün ülkelerin halklarının tam desteğiyle bu konuda işbirliğine girmesi gerekli ancak tahminimce, işbirliğinden ziyade ülkeler birbirini yemeyi tercih edecektir.









