Zaman Yönetimi

23 Kasım 2009 - 17:29 | Yiğit İREZ yazdı | 218 kere okundu | 6 yorum | Sizin İçin Seçtiklerimiz // Tekno Haber

Hayatın anlamı ve yeryüzündeki en büyük zenginlik zamandır. Son kuruşuna kadar harcamak lazım ama zamanınızı sokağa atmayın. 80 yaşındaki adam bugatti’ye binse ne olur?

80 yaşındaki adam bugattiye binse ne olur? 80 yaşında adam bugattiye bindi vay be, ölmedi olur. Teorik olarak bir adet bugattiye binme ihtimaliniz çok az ama zamanınızı derhal ve sert bir biçimde bir disipline yerleştirebilirseniz 40 yaş civarı lamborghini alıp florida’da yaşayabilirsiniz (Neden Türkiye değil çünkü türkiyede lüks araba almak kadar boş birşey yok. Nerde kullanıcaksın? İlla Türkiye derseniz alın en hummerından cip dağ, bayır, çukur vız gelir.)

Mantığa geri dönersek, dünyanın diğer yerlerinde kim ne yapar bilemem ama geçen hafta boyunca bolca farkettiğim ve daha önce hiç önemsemediğim bir durum canımı sıkmaya başladı. Boş zamanım aslında çok az!

Hemen, “olur mu öyle şey sanki taş taşıyorsun” demeden önce sizlere durumu izah edeyim. Geçen hafta hergün farklı bir yerde sabah 8′den akşam 10′a kadar toplantı ve teknik destek işleri vardı.  Eve yorgun ve tam anlamıyla zamanımın kalmayışından dolayı sinirli bir şekilde gelmeye başlamıştım. Yapmam gereken iş dışı hüçbirşeyi yapmamış veya zamandan dolayı yapamamış / yaptıramamıştım. Haftasonu gelincede kaybettiğim boş zamanı kazanmak adına “0″ momentli bir haftasonu geçirmeye kendimi şartlamış ve bunuda sonuna kadar başarmıştım. Ancak ne oldu? Gömlekler yaklaşık 2 haftadır kuru temizlemede, eve alınacak bir ton şey birikti, alınması gereken bir sürü kıyafet, yapılması gereken bir ton iş var, hobbylerin ne oldu kardeşim gitar mitar demezler mi adama? Derler. Daha önce profesyonel hayatta böyle bir durum yaşamamıştım. Okulda tabiki oluyor ama iş bitince yere paralel hale keyfinizce gelebiliyorsunuz ve kimse size birşey söylemiyor. Bu yüzden vaktin nakit, çek hatta kredi kartı olduğu günümüzde biraz kendime çekin düzen verirken, benim gibi kontrolsüz vatandaşlarımızada bir yardımım dokunacağını umarak bu yazıyı hazırlıyorum.

time

Zaman ve bilgi yönetiminin Amerika ve benzeri, 3. dünya ülkesi olmayan yerlerde Master tezi olarak kabul edildiğini biliyor muydunuz? Bilgi yönetimi konusunun derinliği, şu aşamada inebileceğimizden fazla olmasından dolayı onunla ilgili özellikle bir yazı yazacağım.

Teknik olarak zaman yönetimi ülkemizde daha ilkokulda öğretilmeye çalışılıyor. Çoğunuz o teneffüs, ders, ders, teneffüs, bugün sosyal çalış, dizi, matematik gibi komutların olduğu zaman tablolarını hatırlar. Bir kısmımız ayrıca çabalayıpda bir süre sonra zaman sınırlarından çıkarken bir kısmımız çizelgeyi tüm zorlamalara rağmen reddetmiştir. Kabul edenlerse şu anda milletvekilli, astronot olmuştur diyeceğim ama memleketin durumu malum (En azından yerleşen çalışma disiplini sayesinde OSS’de iyi puan almışlardır). Sonra sonra zaman ilerledikçe liseye geldik ve aralarda bol denilebilecek kadar boş dersler olmaya başladı. Ne yaptık bu arada? Geyik muhabbeti, ince operasyonlar, 0 momentum aktiviteleri (uyumak, boş boş oturmak). Bazıları kitap okur veya gelecek dersin notlarına bakardı. Şimdi düşününce o insanların alınlarından teker teker öpesim geliyor.

İneklikle düzenli ve disiplinli yaşamın arasında çok net bir çizgi vardır. Düzenli ve hayatını belirli bir disipline oturtarak yaşayan kişi her mutluğu yaşar ve işinide yetiştirecek vakte sahip olur. İnek kelimesinin insana yakıştırılmasına sebep olan kişiler ise aklını akademik bir konuya duyduğu merak/sevda yüzünden yitirmiş kişilerdir (Akademik olmayan diğer konularda dikkatinizi çekerim psikatriste götürülürler). Zamanla alanlarında rekabet edilemez bir seviyeye, başarıya ve dolayısıyla yine zamanla aynı boyutlarda bir egoya sahip olurlar. Zamanı tek bir aktivite için kullanırlar.

Zaman yönetimini bilmeyen/duymayan yada bu konuda bilinçlenmeyi defalarca gözüne gözüne sokulmasına rağmen reddetmiş (çok duymuşsunuzdur: Zamandan bol ne var!) benim gibi kişiler bir tecrübe sonrası akıllanmaktayız.

Çözüm aslında basit;

  • Günlük/Haftalık/Aylık/Kısa(3-yıl)/orta(3-10yıl)/uzun+10yıl hedeflerinizi veya işlerinizi sıralayın.
  • Yapılacak herşeyin bir son tarihi vardır. Bu tarihi bulun.
  • Günlük olarak yapmanız gereken şeylerin listesini çıkarın ve tahmini olarak ne kadar süreceğini yazın.
  • Görevlerinizi önemine ve aciliyetine göre sıralayın.
  • Boş zaman kavramı oluşursa ve yapacak günlük planlanan birşeyiniz yoksa hafta için planladığınız şeylere başlayın.
  • Yorgunsanız bunu yüksek öncelik haline getirip hemen belirli bir süre için dinlenin. Ancak dinlenmekte bir aktivite olduğundan, daha yüksek öneme sahip bir görev söz konusuysa bunu bitirin.

Orta veya uzun vadeli hedeflerinizi sallamayın. Net ve köşeleri belli olarak çıkarttığınız hedeflere nasıl ulaşabileceğiniz, yine atmadan, net bir şekilde sıralayın. Hedefinize giden yolları sıraladıktan sonra mantıklı bir şekilde zamana paylaştırın ve çıkardığınız takvimi bir flowchart veya gantt chart haline getirip her gün mutlaka defalarca göreceğiniz bir yere yapıştırın.

Uzun vadeli hedefler arasında evlenmeden yapılması gereken 50 şey diye bir liste çıkartın. Bunlarıda artık bütün tatillerde “planladığınız zaman” çerçevesinde uygulayabilirsiniz:)

Konuyu google’dan araştırmanızı tavsiye ederim (burdan başlayabilirsiniz) çünkü alan çok geniş. Kendi amacınıza göre öncelik matrixi, zaman yönetim şeması hazırlama gibi teknikler mevcut ve bunları durumunuza göre göz önünde bulundurmanızı öneririm.

Not: Bir işi yaparken lütfen konsantre olun, olamıyorsanız onun yerine bir sonraki önemli işe başlayın. Ancak zamanında yapmadığınız işin teslim/son tarihi yaklaştıkça önemide artar. Zor iş, dün yapmış olmanız gereken iştir.

Teknovole.com bu bilgiyi size ücretsiz olarak sunmaktadır. Unutmayınız ki dünyadaki en pahalı şey bilgidir. Teknovole.com'un özgür ve özgün yayın yapabilmesi için siz de bu bilgiyi paylaşın!

Yazar Foto
Yiğit İREZ

E-posta

'86 doğumlu '08 DAU Bilgisayar Mühendisliği mezunu.'09 yılına kadar J2SE, ve özellikle J2EE teknolojilerine yoğunlaşmış, daha sonra gömülü sistemler üzerine çalışmalara başladığından C/C++/EC++ ve uygulamaların üzerinde çalıştığı RTOS konularında belirli bir bilgi birikimini oluşturmuştur. Bunların yanında oyun oynamayı şiddetle seven ancak çok sert kriterleri olduğundan çoğu oyunu yüklerken sıkılmaktadır. Hobiler her cv'de standard olan yüzme, tenis ve ekstra olarak kayak, electro olarak gösterilebilir. Blues Harmonica aramaktadır:D.

» Toplam 118 yazı yazmış olan yazarın diğer yazıları için tıklayınız

 

 

6 Yorum Yapılmış - Tıklayın, siz de yorumunuzla katkıda bulunun!


Hüseyin Bozkurt, 24 Kasım 2009 tarihinde:

Senin plan nedir? Örnek olarak açabilirmisin biraz??

Yiğit İREZ, 25 Kasım 2009 tarihinde:

Açıklayabilirim,
Artık gün bitmeden bu gün artık birşey yapılamayacak ve bir sonraki güne kalan işleri yüksek öncelikli olarak belirli zaman aralıklarında yapılacak şekilde öğleden önce zamanlara yayıyorum. Sabah gelen işler ve mail’lara göre listeyi düzenliyorum. Öğlen 1.30 saat aram var ve bu araya yapılması acil, kısa süreli şeyleri yapıştırıyorum. Bunlar günlük.

Haftalık olarak hedeflediğim bazı kriterler koymaya çalışıyorum kendime. Mesela haftasonuna kadar QNX üzerinde çalışan mp3 player tarzı bir programın bir modülünü yetiştirmeye çalışacağım.

Aylık olarak şu anki hedefim kendimi tanıtacak seviyede japonca ve rusça öğrenmek.

3- yıllık olarak bir sürü hedefim varda bunların gereksinimlerini çıkarmak bayağı zorluyor.

3-10 ve 10+ hedeflerde ise henüz hiçbir fikrim yok. Yaşasın dar görüşlülük:) Bu konuda bayramda düşünmem gerek. Bu şekilde hedef öncelikli düzene oturtulan bir sistemden başarının kaçışı yoktur.

Ancak birileri demişki;
Alışmamış ….. don durmaz.

Hüseyin Bozkurt, 25 Kasım 2009 tarihinde:

@Yiğit İREZ – Alışmamış …. don durmadığına göre bu yazı seni pek etkilemeyecek anlaşılan…Bende inanmadığımdan sormuştum zaten :))

Hakan, 24 Ocak 2010 tarihinde:

Yiğit abi yazınızın tamamını okudum, Rabbim sizden razı olsun. Yine kafama birşeyler dank etti. Benim en büyük problemim zaman yönetimi konusunda. Ve düşündükçe artık ağlayacak duruma geliyorum inanın.

Zaman yönetimi konusunda bir seminer eğitimine dahi katıldım ama yine yapamıyor yine yapamıyorum. Tabiki eskisi gibi olmuyor eskisinden hep bir adım önde oluyorum ama yinede işler kalıyor, aksıyor, şu tarihte bitirmem gerekn dediğimi bitiremiyorum. Yada şu saatte şukadar kitap okuyacağım dediğim yerde hiç okuyamadığım oluyor vs. Yapmak istediğim bir sürü işlerim var, hedeflerim, hayallerim var. Ama olmuyor gerçekten :(

Yiğit İREZ, 25 Ocak 2010 tarihinde:

Bu konuda uzman değilim ama bunun yapılabilir olduğunu ve sonuçlarının muhteşemliğini şahsen gördüm. Sigara bir alışkanlıktır bırakılır ama iradenin kuvvetine göre ne zaman olduğu değişir. Gelişigüzel yaşamak da bırakılabilir ve aynı sigara kadar zararlıdırda. Atalet gibi çok tehlikeli bir rahatsızlığa sebep olur ve gün sonunda hiçbirşey yapamamana sebep olabilir. Ataletde ancak düzenle yokedilebilir.

Kendini yavaş yavaş alıştırabilirsin bence. Mesela en basitinden yemek vaktini keyfine göre hep değiştiremeyebilirsin. Yapabileceğin şey yemek vaktine kadar daha sonra yapman gereken birşeyi o anda yapmak olabilir (Tv izlemek yada PC ile uğraşmak olabilir). Üni’de bazı dersler felaket derecede sıkıcı olur bu yüzden ben o anki derse boş boş bakmak yerine başka bir dersin kitabını çıkarıp ona bakardım.

Yabancıların çok sevdiğim bir sözü vardır.
“Try eventhough you know you will fail.”

Hakan, 26 Ocak 2010 tarihinde:

Teşekkür ederim Yiğit abi. Tekrar Tekrar deneyeceğim inş başaracağım. Yazınızıda sık sık okumaya özen göstereceğim çünkü önemli şeyleri hatırlatıyor.

Kaleminize güç, yüreğinize sağlık….

 

Yorumunuzla Katkıda Bulunun!

 

 

 

 

 

 

Bizi Sosyal Ağlarda Takip Edin

Facebook Twitter Friendfeed Youtube

RSS Kaynakları

Tekno TV

Masaüstü Duvar Kağıtları

Ortaya Karışık

Son 10 Yorum

Kutuları Aç

Günün En Çok Okunanları

Haftanın En Çok Okunanları

En Çok Yorumlananlar

En Çok İndirilenler

OKUMANIZI TAVSiYE EDiYORUZ